Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 3

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 3
Çaresiz şekilde yeniden pardesümü çıkardım. Ağlamak istesem de yapamıyordum. Dindar bir kadındım, götten sikişmenin ne kadar günah olduğunu biliyordum, ama bundan çok Günter’in koca sikinin götüme gireceği korkusunu yaşıyordum. Onca yıl kocamın kısa sikini reddetmiştim, ama şimdi reddedemeyeceğim bir durumla karşı karşıyaydım.

Günter korktuğumu anlayıp, “Sen daha önce verdin mi arsch, yaptın mı götten?” diye sordu. Utana sıkıla, “Yok…” dediğimde, “Okey, korkma, ben çok tecrübeli, korkmana gerek yok!” dedi. Ardından da üstünde televizyon olan dolabın kapağını açtı, eğilip içinden bir şey aldı. Bana döndüğü vakit elinde şeffaf mor renkli, ince ve uzun sike benzeyen bir şey vardı. “Bunu kullanırız. Canın yanmaz, rahat olur. Korkmana gerek yok!” dediğinde, “O ne?” dedim titreyen dudaklarımla. “Bu penis, bunu kullanıyorlar göt için, bu rahatlatır seni, korkma, büyük değil bu, benim penisten önce bunu sokup rahat edersin!” dedi ve elinde tuttuğu siki bana uzattı.

Korka korka aldım plastik siki. Günter’in sikine göre daha kısa ve inceydi. Ancak bu haliyle bile kocamın sikinden daha uzundu, ama biraz ince kalıyordu. Üzerinde bir erkeğin sikininki gibi damar çıkıntıları vardı. Altında çevirmeli bir kısımla pil yuvasına benzeyen bir kapak vardı.

Geri uzatıp, “Bunu sokunca acımaz mı?” dediğimde, “Yok, nein, acımaz, başka bir şey var!” dedikten sonra bu kez sehpanın altındaki çekmeceyi açarak başka bir şey aldı. Ucu ince uzun kapaklı bir tüptü. Bunu uzatıp, “Bunu süreriz senin arsch içine, o zaman hiç acımaz!” dedi. “Ne ki bu?” diye sorunca, “Aç, eline dök!” dediğinde kapağı açtım. Huniye benzeyen bir başlığı vardı. Plastik tüpü sıkınca içinden jel gibi bir sıvı aktı. Parmağımla ovaladım sıvıyı, yağ gibi kaygandı.

Tüpü geri uzattığımda, “Ja, okey, hadi başlayalım!” diyerek benden yatağın üstünde dörtayak üstüne domalmamı istedi. Eteğimi çıkartmadan külotumu sıyırıp çıkardım. Ardından eteğimi belime toplayarak yatağa çıkıp dediği şekilde domaldım. Günter bacaklarımı ayırmamı isteyince iki yana açtım iyice. Arkama geçtiğinde, “İlk defa olacak, çok korkuyorum, canımı acıtma!” dedim. “Nein, canın yanmaz, söz veriyor ben, korkma!” dedikten sonra başını eğdi. Birden kasıklarımda ve götümün üzerinde dilinin gezinmesi ile irkildim.

Günter götümü sikmeden önce beni rahatlatmaya çalışıyordu sanki. Amımı ve göt deliğimi deliler gibi yalayıp emiyordu. Öncekinden daha yoğun bir şekilde yapıyordu bunu. Amımın dudaklarında gezinen dili ve dudakları sayesinde korkunun yerini mutluluk almıştı. Parmaklarıyla ayırdığı göt deliğime dilini sokmaya uğraşıyordu. Deliğimin içine diliyle beraber içerinin serin havası da giriyordu. İnlememek için kendimi zor tutuyordum.

Uzun ıslak dili derin göt yarığımda boydan boya aşağı yukarı gezindikten sonra götüme bir şaplak attı. “Sen harika bir kadın!” dedi göt yanaklarımı öperek. Plastik tüpü açıp ucunu götüme soktuğunu anladım, ama herhangi bir acı hissetmedim. Bunun yerine göt deliğimden içime doğru akan sıvının yaydığı serinliği hissettim.

Daha sonra plastik siki aldı eline. Tüpten bir miktar da sikin üzerine döküp elleriyle sürdü her tarafına. İyice yağlanıp kayganlaşmış siki göstererek, “Hazır mısın?” diye sordu. “Tamam, ama yavaşça yap…” dedim ürkekçe. “Ja, okey!” dedi kaba bir sesle, ardından arkamda yerini aldı. Yavaş yavaş götüme sivri bir şey girmeye başladı. Dudaklarımı ısırıyordum korkuyla. Aşıdan korkan küçük bir çocuk gibi kendimi kasıyordum. Bu sırada Günter’den, “Oh, ja, mein gott, uhhh, waoovvv!” sesleri gelmeye başladığında, “Ne oldu?” diye sordum kısık sesle. Günter, “Senin arsch muhteşem!” dediğinde daha da meraklanıp, “Ne oldu?” diye sordum yeniden. Göt deliğimde bir şey vardı ama beklediğim, yaşamayı düşündüğüm acıyı bir türlü alamıyordum. Günter gülerek, “Penis girdi senin göte, kayboldu!” dediğinde başımı çevirip, “Ne?” dedim şaşkınca.

Derken Günter telefonunu aldı ve ben daha ne yapmaya çalıştığını anlayamadan götümün resimlerini çekti. “Ne yapıyorsun sen?” dedim tepki göstererek. Ancak Günter bir şey olmamış gibi telefonu yaklaştırıp, “Şuna bak!” dedi, gördüğüm karşısında küçük bir şok yaşadım. Mor renkli plastik sik götümün içine nerdeyse dibine kadar girmişti. Altındaki siyah kapaklı kısım kalmıştı sadece dışarıda.

Günter bana bakıp gülerek, “Sen yalan söylüyor, sen vermişsin arsch!” dediğinde, “Tövbe tövbe, git işine!” dedim başımı sallayarak. Resmi yaklaştırarak gösterdi. Göt deliğim dört bir yanından açılmış, genişlemiş haldeydi. Onca yıl korktuğum şey gerçekleşmiş ve götüme yapay da olsa bir sik girmişti. Ancak korkum temelsiz çıkmıştı. Götümde bir karış uzunluğunda sik vardı, ama ben hiçbir acı hissetmiyordum.

Günter telefonu çekip arkama geçti. Derken siki dibinden tutup çektiğini hissettim. Bir iki saniye sonraysa sik yeniden götümdeydi. Günter en az 15-20 kere plastik siki götüme sokup sokup çıkardı. Hiçbirinde acı hissetmedim, onun yerine göt deliğimde bir ferahlama oluyordu. Sik girip çıktıkça açılıp genişleyen götüme hava giriyordu çünkü. Ayrıca itiraf etmekte zorlansam da keyif aldığımı hissediyordum. Sikin üzerindeki damara benzeyen çıkıntılar göt deliğimin çeperlerine sürtündükçe dudaklarımı korkudan değil zevkten ısırmama sebep oluyordu.

Bu anlar devam ederken birden bir vızıldama sesi geldi, hemen ardından da götümün içinde bir titreme oluştu. Günter siki çalıştırmıştı. Plastik sik göt deliğimin içinde vızıldayarak oynuyor, titriyordu. Sikin girip çıkmasından daha büyük zevk veriyordu bu. Günter siki götüme sokup çıkarmaya devam ediyor aynı zamanda içinde çeviriyordu. Bu da daha fazla zevk almamı sağlıyordu. Yaşadığım heyecanı ve zevki fark etmesin istiyordum. Dudaklarımı korkudan, acıdan ısırdığımı, emdiğimi sansın istiyordum, ama Günter sikiş konusunda uzman bir erkekti. Yüzümde oluşan ifadeden hissettiklerimi anlamıştı. “Sen de zevk alıyor, senin de hoşuna gitti!” diye diye söylenerek sikin hızını artırdı.

Plastik sik daha güçlü bir vızıldama eşliğinde götümde gidip geliyor, içinde sağa sola dönüp duruyordu. Günter amımdan sikerken bile böylesi bir zevk almamıştım. Gözlerimden yaşlar akıtacak derecede bir zevkti bu. “Tamam yeter, Allah aşkına yeter, çıkar artık, çıkar şunu!” dedim heyecanla. Günter, “Okey!” diyerek siki çıkardı götümden, halen vızıldayan siki bana göstererek, “Sen sevdin bunu, bu senin arkadaş olsun!” dedi gülerek. Çalışmakta olan siki kapatıp, “Ja, şimdi sıra bende!” diyerek arkama geçti.

Nasıl yapacağını merak ediyordum. Birden yatağın üstüne çıkıp ayakta durdu. Ben domalmış vaziyette bacaklarının arasında kalmıştım, sanki beni bir at gibi kullanıp üstüme oturacak gibiydi. Plastik tüpten gelen osuruğa benzer sesi duyarken sikinin üzerine jelden sürdüğünü anladım. Derken götümün üzerine gelecek şekilde yavaş yavaş çömeldi, uzun ve kalın sikini götümün yarığında hissettiğimde, “Yavaş ol, canımı yakma!” dedim korkuyla. “Okey, korkma!” dedikten sonra göt deliğimde sikinin kafasını hissettim.

Ben yeniden, “Yavaş yap!” derken Günter’den ses çıkmadı. Onun yerine ayaklarını biraz daha açıp çömelmesine devam etti. Derken götümün içine bir şey girmeye başladı. Az önce plastik sik acı vermemişti, ama şimdi iğne batmasına benzer bir acı hissettim. Yine de beklediğim acı bir türlü gelmiyordu. Günter’den, “Ohhh, jaaa, jaaa!” sesleri gelirken başımı çevirip baktım. Sol eliyle götüme bastırmış sağ eliyle sikini tutmuş sokuyordu.

Derken güçlü elleriyle belime bastırdı sıkıca. Siki götüme girmiş, şimdi içinde çalışma vakti gelmişti. Götünü kaldırıp indirerek götümden sikmeye başladı beni. Götümde kocaman bir sik gidip geliyordu, ama ben tuhaf şekilde herhangi bir acı hissetmiyordum. Onun yerine Günter’in kaba ve güçlü ellerinin belimde yarattığı baskıyı hissediyordum. Götünü kaldırıp indirdikçe siki götüme bir makine pistonu gibi girip çıkıyordu. Günter bastırdıkça dizlerim ve ellerim koltuktan yapılma yatağa batıp çıkıyordu. Üzerimde bir pres makinesi gibi eziyordu beni Günter.

Havyan gibi sikiyordu götümü. Sikinin götümde gidip gelmeleri bir yavaşlayıp bir hızlanıyordu. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Siki plastik sik gibi götümde dönmese de, gerçek bir sik olduğundan daha fazla zevk veriyordu. Damarlı, sünnetsiz kalın sikinin götümdeki çalışması devam ederken Günter’in telefonu çaldı. Ancak Günter hiç oralı olmadan götümü sikmeye devam etti. Dudaklarından kaba ve heyecanlı sesler çıkmaya başlamıştı. Almanca bilmediğim sözlerinin arasında, “Ohhh, jaaaa, uhhhh, jaaaa!” sesleri çatı katını kaplamıştı.

Bir ara belime öyle bir baskı uyguladı ki, kemiğimin kırıldığını sandım, can acısıyla, “Ahhh!” diye bir feryat kopardım. Ellerimle destek alıyordum, ama artık ellerimde derman kalmamıştı. Dirseklerimi dayadım yatağa, götüm biraz daha havaya kalkmıştı. Dizlerimde ve kalçalarımda da derman kalmamıştı, ama Günter şimdi belimin iki yanından sıkıca tutup beni havada tutmaya çalışıyordu.

Jelin kayganlaştırdığı göt deliğimden sesler gelmeye başlamıştı. İlk defa bu kadar açılıp genişlediğinden içine dolan hava ‘Zort zort!’ seslerine sebep oluyordu. Günter’in iniltilerinin arasında bu sesler içeriye değişik bir hava katıyordu. Takatim kalmamıştı artık, ama Günter hiç yorulmamış gibi götünü kaldırıp indirmeye, sikini sokup çıkartmaya devam ediyordu. Boşalmak nedir bilmiyor gibiydi. Üzerime iyice eğilmiş iki büklüm bir haldeydi, kasıklarının ve taşaklarının götüme çarptığını hissediyordum. Siki dibine kadar girip çıkıyordu götüme. O boyda siki hem de ilk seferinde almıştım götüme. Bir kadın olarak garip bir gururlanma yaşadım.

Ancak Günter elektriği kesilmiş bir makine gibi birden durdu ve kendini geri çekip kalktı ayağa. Başımı çevirip, “Boşaldın mı?” diye sorduğumda, “Nein!” dedi nefes nefese. Yataktan aşağı inip elimi tutarak kaldırdı. “Senin göt çok acayip, ben ilk defa görüyor böyle göt!” dedi. Ayağa kalktığımda bir parça acı hissettim. Dudaklarımı ısırdım o nedenle. Ter içinde kalmıştım, suratım kıpkırmızıydı.

Günter, “Gel!” diyerek elimden tuttu. Açık mutfak tezgahının önüne götürüp, “Şöyle dur!” diyerek tezgahtan tutunarak domalmamı istedi. Dediği şekilde hafifçe yan durup domalırken, o da eteğimi sıyırdı belime ve ardından da halen açık duran götüme sikini sokmaya başladı. Kocaman siki saniyeler içinde girmişti götüme. Bu pozisyonda biraz acı çeker gibi oldum, ama çok da değildi.

Belimden sıkıca tutmuş pompalıyordu götüme. Am siker gibi götümü sikiyordu. Bense başımı sağa çevirip ona bakmaya çalışıyordum. Ayağımdaki topuklularla beraber daha da uzayan boyum götümü sikinin hizasına getirmişti. Belini çok eğmesine kalmadan sikiyordu. Siki az önceki gibi dibine kadar giriyordu götüme. Şişkin sallanan taşaklarının kasıklarıma ve götüme çarpma sesleri geliyordu kulaklarıma. Günter şimdi aldığı zevkle ayı gibi böğürüp sesler çıkartıyordu. Tüm gücüyle abanıp vuruyordu sikini.

Tarifi çok zor bir zevk yaşıyordum, ama ses çıkartmaya, inlemeye utandığım için ancak dudaklarımı emip ısırabiliyordum. Elleri belimde, götümde, kalçalarımda, omuzlarımda geziniyordu. Amımda gidip gelen bir sik gibi götümden sikilmekten de zevk alıyordum. Günter’in kalın ve sert siki sayesinde öğreniyordum bunu da. Yıllarca böyle bir zevkten mahrum kalmıştım. Kaynanam kayınbabama, annem de babama götten veriyordu. Oysa ben 19 yıl boyunca kocama vermemiştim götümü. Onu da bu zevkten mahrum bırakmıştım.

Günter götümü sikmeye devam ederken beyaz bluzumu sıyırdı yukarı. Sutyenimin kopçasını açtı çabucak ve onu hızla çıkarıp yere attı. Güçlü ve uzun sağ elini memelerimde hissettim hemen sonra. Memelerim götüme girip çıkan sikin darbeleriyle sallanıyor, oynuyordu. Günter kaba eliyle onları hoyratça sıkıyordu şimdi. Pompaladıkça götümden çıkan sesler çoğalmış, onun da iniltileri artmıştı.

Derken omuzlarımdan tutarak beni kendine çekti. Şimdi nerdeyse ayakta duruyordum. Ellerim tezgahın üstündeydi, ama domalır vaziyette değildim. Günter ayakta sikiyordu götümü. Bu biraz acı verici bir pozisyondu, ama o çok korktuğum durumdan halen uzaktım. İki eliyle memelerime asılmış, beni kollarının arasına almıştı. Alttan pompalıyor, üstten de memelerimi güçlü elleriyle sıkıyordu. Eteğim aşağı sıyrılmıştı, ama Günter’in kalın siki bir sopa gibi ayaklarıma inmesine engel oluyordu.

Amımdan sikilirken içimde hissettiğim sıcak havayı gene hissettim. Beynim karıncalanıyordu sanki. Göz kapaklarımı açacak halim bile kalmamıştı. Günter kalın sikiyle beni ayakta tutuyordu, sikini çıkarsa sönmüş bir balon gibi yere düşecektim sanki. Yüzünü iyice yaklaştırmıştı yüzüme. Anlamadığım Almanca sözcükler kaba bir şekilde çıkıyordu ağzından. Sıcak nefesi yüzümü yalıyordu.

Dakikalardır sikiyordu götümü, ama adam durmak nedir bilmiyordu hiç. Benim yabancısı olduğum bir durumdu bu. Sonunda dayanamayıp, “Günter ben yoruldum, yeter artık!” dedim, zar zor çıkmıştı kelimeler ağzımdan. “Oh ja, okey!” dedi biraz sonra ve yavaşça sikini çıkardı götümden. Tezgahtan tutunup, “Ben çok yoruldum!” dedim nefes nefese. “Senin arsch harika, ben görmedi böyle bir şey!” dedi. Nerdeyse bağırırcasına söylemişti bunu. “Yeter artık, bitmedi mi?” dedim doğrularak.

Günter cevap vermek yerine yanaklarımdan tutup sıkıca öptü dudaklarımı. “Ja, okey, az kaldı, gel şöyle!” diyerek bu kez de bir sandalyeye oturup bacaklarını açtı iki yana. Benden sikinin üstüne oturmamı istedi. Eteğimi belime toplayıp sırtımı ona döndüm. Dediği gibi üzerine oturur gibi çömelirken o da sikini alttan götüme bastırdı. Koca siki yeniden taşaklarına kadar girmişti götüme. O an, “Ahhhh!” diye bir inilti döküldü dudaklarımdan. Acı ile karışık büyük bir zevk dalgası esti içimde.

Gözlerim kapalı halde götümü kaldırıp indirmeye başladım. Siki götümde gidip geliyordu bu sayede. Ayaklarımla yerden destek alıyordum, Günter de belimden tutarak destek oluyordu bana. Artık sessiz kalabilecek durumda değildim. Zevk iniltileri çıkartmaya başladım. Ama bu sefer de Günter sessiz kalmıştı. Benim iniltilerimi dinlemekle yetiniyor, aralarda, “Sen harika bir kadın, senin koca çok şanslı!” diyerek beni şımartıyordu.

Ellerimi arkaya atıp çıplak göğsüne dayadım. Aldığım destekle biraz daha hızlı kaldırıp indirmeye başladım götümü. Kocaman sik götümün içinde bir Ejderhaya dönüşmüştü sanki. Sünnetsiz sikin kafasından çıkan alevler götümün içini alev alev yakıyordu. O alevler her yanıma yayılıp beni yakıp kül etmişti. Amımdan daha büyük bir zevkti bu şekilde sikilmek. Kendimden iğrendim, utandım ama gerçek buydu. Dinen yasak olan bir günahtı işlediğim, üstelik bir ecnebiyle aldatıyordum kocamı. Ama şeytan ruhumu esir almış, beni kendi safına çekmişti. Her saniyesinden zevk ala ala inleye inleye götümü kaldırıp indiriyordum.

Derken Günter’den sesler ve iniltiler çıkmaya başladı. Sonunda boşalıyordu. Oluk oluk döllerini götüme boşaltıyordu bir Vidanjör gibi. Sımsıcak döller oturup kalkmalarımla birlikte göt deliğimi doldurmuş dışarı taşmıştı. Vıcık vıcık osuruğa benzeyen sesler eşliğinde oturup kalkmaya devam ettim bir süre daha. Sonrasında kalktım yavaşça ve doğruldum. Günter’in sikinin her yanı dölleriyle kaplanmıştı, kasıklarına ve taşaklarına akmıştı.

“Uhhh, jaaa, sen harika bir kadın, muhteşem!” dediğinde, geldiğimden beri ilk kez böylesine güldüm. Terden sırılsıklam halde kızarmış tavuğa dönmüştüm. Beni siken horoz ise birkaç kez derin nefesler alıp verdikten sonra kalktı ayağa. Bu kez ben asıldım dudaklarına. Onları deli gibi emdim, dilini çektim içime. Sarıldık birbirimize sıkıca.

“Tuvalet nerede?” diye sorunca, “Oh, ja, hemen sağda!” dedi küçük koridoru göstererek. Tuvalete girince aynada baktım kendime. Bambaşka bir şekle bürünmüştüm. Aldığım, yaşadığım zevkin izleri yüzümde görünüyordu. Tuvaletimi yapıp bolca tuvalet kağıdı ile götümü, amımı ve kasıklarımı silip temizledim. Başımdaki türbanımı açıp yeniden sıkıca bağladım, iğnelerle sabitledim.

Salona döndüğümde Günter tekli koltukta oturmuş bira içiyordu, halen giyinmemişti. Döllerle kaplı siki inmiş, sönmüştü. Yerde duran sutyenimi alıp taktım. Külotumu giyindim. Pardesümü giyinip iliklerken, “Hadi şu resimleri sil artık!” dedim. “Resim?” dedi anlamamış gibi bakarak. Ama sonra, “Oh, ja, resimler, okey!” diyerek telefonunu aldı. Bana göstererek kızımın tüm çıplak resimlerini tek tek sildi. Bu arada plastik sikin götümde olduğu resimleri silmesini istediğimde, “Okey!” diyerek onları da sildi.

Kendimi siktirerek, üstelik ilk kez götten vererek kızımın istikbalini kurtarmıştım. Günter bir kağıda numarasını yazarken, “Ne zaman istersen beni ara, sen harika bir kadın!” dedi içten bir gülümsemeyle. Ben ise, “Artık bitti, ben evli bir kadınım. Seninle bir daha görüşemem, bir kerelik bir şeydi bu!” dediğimde üzüldü, ama gerçek buydu. Yine de kağıdı çantama kendisi koyup, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. O ara sehpanın üstünde duran plastik sike gözüm takıldığında, “Almak ister misin, senin olsun!” dedi. “Yok, gerek yok, gerçeği varken sahtesini ne yapayım?” dedim gülerek ve evden çıktım.

Yıllarca götümü kocama vermemekle hata etmiştim. Yediğim onca dayağın, baskının altındaki esas sebeplerden biriydi bu. Korktuğum gibi bir şey olmadığını Günter koca sikiyle göstermişti. Kocamı tüm yanlışlarına rağmen seviyordum, bundan sonra ona da götümü vermemde bir sakınca yoktu. Hemen o gece bir sürpriz yapıp götümü sunacaktım…

  • tags

Related Posts

Got Something To Say:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*